Emlakçının bir gülen bir ağlayan yüzü

Kategori: Emlak Sektorel | Editör; Orcun Kılıcaslan | Tarih: 11 Şubat 2010 | Saat: 00:59

Emlak sektöründe hizmet vermeye 1983 yılında başladım ve bu tarihten itibaren müşterilerime yaşlı, bayan, erkek, sinirli, cimri, ukala gibi sıfatları eklemeden hizmet etmeyi benimsedim. Sebebi ise ilk yıllarımda başımızdan geçen bir olaydır. Ofisimde otururken ortağım benden kapıdaki dilenciyi kovmamı istedi. Kapıda yaşlı ve sonradan öğrendiğime göre geçirdiği felç yüzünden aksayarak yürüyen, kılık kıyafeti fazla mütevazı biri vardı. bu kişinin villasını kiraya vermek istediğini kibar bir şekilde dile getirdi. O an ortağım derhal yerinden fırladı, dilenci dediği adamı buyur etti, ceketinin düğmelerinin hepsini iliklerken eğilip reverans yaptı. Kendisiyle biraz konuştuktan sonra Levent’te iki villasının daha olduğunu öğrendik. Bunun üzerine ortağım arabaya kadar koluna girerek, kapısını açarak uğurladı müşteriyi. Özetle bu olay bana ofisime gelen kim olursa olsun aynı şekilde davranmam gerektiğini öğretti.

Kontratı yapmadan anahtar vermemek lazımmış
15 yıldır emlakçilik yapıyorum ve çok sayıda enteresan olayla karşılaştım. Şık bir beyefendiye ev kiralayacağız. Kontrat aşamasında ufak bir pürüz çıkınca ertesi gün için sözleştik. Kiracı bu sırada mal sahibiyle iyi bir diyalog kurdu ve temizlik yapmak amacıyla anahtarı aldı. Ertesi gün adamın telefonlarına ulaşamadık. Mal sahibi ile daireye gittiğimizde bir de ne görelim, evde kombi, aspiratör vs. kalmamış. Kontratı yapmadan anahtar vermemek gerektiğini yaşayarak öğrendik. 5 yıl önce ise Balmumcu’da 3 aydır bekleyen bir daireyi 220 milyara sattık. 2 gün sonra evi daha önce gören biri aradı ve ısrarla o daireyi almak istediğini söyledi. Ev sahibini aradık, pazarlıklar başladı. 10 gün sonra ev 400 milyara el değiştirdi. Ev sahibi 10 günde 180 milyar karla evi satmış oldu.

Emlakta doğru zamanlama önemli
1990′dan beri emlak sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Genel olarak Etiler, Levent ve Boğaz hattında çalışıyoruz. Bir villa satışı olacaktı ama dolarda oynamalar başladı ve fiyat ilk konuşmaya göre yüzde 10 farklı bir hale geldi, alıcı vazgeçti. Bir süre sonra dolarda hafif bir gerileme yaşandı ve bu sefer alıcı kötü gün için ayırdığı altınlarını da bozarak villayı aldı. Ancak kriz sonrasında bakınca satın alınan evin değeri düştü ama altın yükseldi. Alıcı ciddi anlamda zarar etti.

Kiracının çok önemli dediği sorun sifonun bozulmasıymış!
5 yıldır bu işi yapıyorum. Lüks bir sitede bir daire gezmeye gittim. Evin salonu, mutfağı ve yerleri son derece şıktı. Sıra banyoya bakmaya geldi. Küvet ve duşa kabin yerinde duruyor ancak tuvalet ve lavabo yok. Hemen ev sahibini aradım, banyoya tadilat yaptırıldığını düşünüyordum. Ev sahibi de en az benim kadar şaşırdı bu duruma ve anlaşıldı ki giden kiracı lavabo ve tuvaleti de söküp götürmüş. Bir kere de yeni kiraya verdiğimiz evin kiracısı beni aradı, ev sahibi yurt dışında olduğu için ona ulaşamadığını, çok önemli bir sorunu olduğunu söyledi: Sifon bozulmuş! Ona bir tamirci çağırmasını önerdim ama böyle bir durumu evin kusuru olarak kabul etmesine gerçekten şaşırmıştım.

Anahtar Kelimeler: , , ,

Bu Emlak Haberine 1 Görüş Yapılmış

  1. Ahmet Değirmenci diyor ki:

    Gerçekten hem alıcıyla hem mal sahibiyle anlaşmazlıklar çok can sıkabiliyor.

Habere Görüş Ekle